29 Ağustos 2013 Perşembe

Son Beş dakika – Fatma Barbarosoğlu

“Aşkın gözü kördür. İlle de kulağa ihtiyaç vardır.”
Kısa kısa öyküleri okumaya başladığınızda her bir bölümün ne zaman diğer bölümlerle ilişkileneceğini anlamanız zaman alıyor. İlerleyen sayfalarda aynı çevreyi paylaşan insanların gözünden yaşananları ve diğerleri hakkındaki düşünceleri (kadın bakış açsıyla) ilgiyle okuyorsunuz. Olaylar aynı cadde üzerinde yaşayan farklı dünyanın
 insanlarını anlatıyor. Olaylar saat 07.45’de başlıyor.
Her şey on beş dakika içinde oldu.
Son on beş dakikada hayatın ahengi değişti ansızın.
Her şey hızlandı.
Nalbur Hacı Hasan Efendi, çiçekçinin sevgilisi, yolun karşısındaki çiçekçi Roman Songül ve sınav yorgunu Beril arasında geçenler, stajyer
 eczacı, aynı zamanda blogg yazan bankacı Ece, Kahverengi Kadın, komşu hanımlar, yeni hayatına alışmaya çalışan emekli Nalan Hanım ve diğerleri .. ..

Çerkezistan*

*Asya’da Uzaklarda- Kitap134 sayfa. Yazarın 1850’li yıllardaki gezi notlarından derlenen 134 sayfalık kitap bir bölümü günümüzde adları değişmiş olan Ortadoğu, Asya ve Uzakdoğu ülkelerindeki yaşamdan kesitleri yansıtıyor. Anadolu, Kafkaslar, Hindistan gibi çok bilinen coğrafyalar kadar
Belucistan, Burma, Siyam, Malaka, Borneo vb. yerler hakkında bilgiler ediniyorsunuz.
Bu arada yazarın kendi inancı dışında kalan dinleri aşağılamasını dikkat çekici buluyorsunuz.
Yazarın Çin’de katıldığı bir yemekte; “yediği etin ne olduğunu anlamak için tabağını göstererek “meee, meee” sesleri çıkarması üzerine,

Çetin abi ne dedi?

Arkası yarın – Radyo programı   ıı
Program yine kısa radyo oyunu ile başlamıştı. “ ….. gelen seslerden iki kişinin yüksek sesle tartıştıkları anlaşılıyordu. Aile büyüklerinin kendi aralarındaki tartışma kabul edilebilir seviye sınırlarını aşmıştı. Gerginlik ağabey ve kardeş rolündeki iki yetişkin adamın ağız kavgasına dönüşmüştü ……
 …… Kadınlar sessiz, başları önde tartışmayı endişeyle izliyorlardı. Çocuklar odanın bir köşesinde masa örtüsünü kendilerine siper ederek korku dolu gözlerle olanları izliyorlardı. Bunca gerginlik arasında fatura kendilerine çıkmasın anlamında ürkek

Yıldızları saymak...

 Arkası yarın – Radyo programı   ı
Sunucu aile içi ilişkilere örnekler veriyordu.
Çocukların okul ortamında veya aile dışında çevreleriyle yaşadıkları iletişim sorunlarının arka plânında aile içi yaşantılarının olabileceğine vurgu yapmıştı. Problemin doğrudan çocukta
olabileceği yargısına varmadan önce, aile içi iletişimin nasıl olduğunun da incelenmesinde yarar olacağını ifade etti. Önceden hazırlanan kısa oyunu dinleyicilerle paylaşmaya başladılar;   
“Kahvaltı için sofraya

15 Ağustos 2013 Perşembe

Sinova – Cenk Enes Özer ıı

Serinin ilk kitabı “Şeytan Severse”yi bitirdiğinizde romanın geri kalan bölümünün “Sinova” ile devam edeceğini öğrenmiştiniz. Sinova 210 sayfa. Bu ikinci kitabı bitirdiğinizde de merakınızdan ”Adalia”yı da okumanız gerektiğini anlıyorsunuz. Ne olacak? Seri kaç kitapta tamamlanacak demeye başlıyorsunuz.
Dünyamızın insanoğlundan önceki misafirleri olan ve aramızdaki hayatlarını sürdüren varlıkların
 hikâyesini ilgi ile okuyorsunuz. İlk kitap gibi ikincisi de çok sürükleyici olan “Sinovadan” alıntılar aşağıdaki gibi:
-Biz insanlardan önce yeryüzünde yaşamış ve yaşamakta olan iki farklı tür var. Semâvî dinlerin onlara verdiği ismiyle, cinler. Gizlenen, görünmeyen anlamına gelen bu kelime efsane ve masallara malzeme edilerek öylesine istismar edildi ki, son uçta sadece anlamını değil, inandırıcılığını da yitirdi.
-.. … iki evren (boyut) arasında bir kapı olduğunu bilmesi gerekirdi. ….
-.. ..ilmi, ehli olandan esirgeme, yoksa ona zulmedersin. İlmi, ehli olmayana verme, ona da zulmedersin.
- .. .. madem iyi kötü her şey O Yaratıcı’dan, söyler misin….. … nasıl oluyor da kullarına bunca acıyı reva görebiliyor?

Ev hali – Radyo programı ıv

Hayat tercihlerle doludur
Radyo programına katılan ve elli iki yaşında olduğunu ifade eden kadının sözlerinden daha önce de aynı programda yer aldığını, bunun da ötesinde kadının uzmanla yüz yüze bir görüşme yaptığını ve sorunlarının çözümüyle ilgili destek aldığını anlıyoruz. Ancak kadının tekrarlaması gereken görüşmelere katılamadığını da anlayabiliyoruz. Radyo programındaki konuşmalarda; dört çocuk annesi kadının “evliliğimizin ilk yıllarından itibaren bu sıkıntıları yaşıyoruz, kendimi hiçbir

6 Ağustos 2013 Salı

Şeytan Severse – Cenk Enes Özer ı

Okuyunca düşünmeye başlıyorsunuz. “Ne olacak halimiz?” demek istiyorsunuz. Muhasebe yaptığınızda ortaya çıkan tablo karşısında anlamazdan gelerek hesap verilemeyeceğini görüyorsunuz. İki yüz on üç sayfalık kitabın sonunda “kendime çeki düzen vermeliyim” dediğinizi fark ediyorsunuz.
Kitapta vurgu yapılan ve aslında bildiğimiz detayları günlük hayatımızda görmezden geldiğimizi, vicdanımızı susturarak kendimizi rahatlamaya çalıştığımızı biliyoruz. İşimize gelmese de önümüze konan ve insanı düşünmeye zorlayan ayrıntıların bir bölümü:

Bir Dakika önce gören göz, açık olduğu halde ve sana baktığı halde görmez oluyor. Demek ki asıl gören, göz değil; ölümle birlikte bizi terk eden ruhtur. Ve dahası ruhun, görmek için göze ihtiyaç yoktur. …
… O zaman anladık ki sevgi, kullandığımız kelimelerden çok daha etkili bir dil. …
… Kaf Dağı … … Zümrüdü Anka Kuşu …Azâzil ..
…Allah’ın  … tüm yarattıklarına verdiği değeri …. Kendisine kulluk edene de isyan edene de; şükredene de nankörlük edene de; muhabbet edene de düşmanlık edene de bütün ihtiyaçlarını karşılıksız verecek kadar