6 Ağustos 2013 Salı

Toplumsal tabakaların ortaya çıkışı*

H.G.Weels, toplumsal tabakaların ortaya çıkışını şu şekilde açıklar: İlkel insan topluluklarından bir kısmı yiyeceklerini ararken yavaş yavaş bir yere yerleşmeye başlarlar, bir kısmı ise açıkça göçebe
 toplum özelliğini kazanır. Bu iki farklı hayat tarzı zıt yönlerde uzmanlaşırlar ve kaçınılmaz olarak birbirleriyle savaşmaya başlarlar. Savaş sanatında uzmanlaşan göçebe topluluklar fethettikleri toplumlardan ganimet alıp

Kafkasya Gerçeği


Prof.Dr. Ufuk Tavkul’un kalem aldığı 515 sayfalık kitap tekrarlardan oluşan akademik bir çalışma olarak özetlenebilir. Yazarın ayrıntılı çalışması konuya ilgi duyanları tatmin edecek bilgilerle zenginleştirilmiş. Aşağıda alıntılarla örnekleri verilecek olan ve Kafkas Halklarına ilişkin tanımlamaların bazı bölümlerinin tartışılır olduğunu ifade edebiliriz:
-Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde etnik kimlik, azınlık diller ve kültürler gibi tartışmalara konu olan unsurlardan biri de, Çarlık Rusyası tarafından 19. yüzyıl ortalarında başlayıp 20.yüzyıl başlarına kadar devam eden süreçte Osmanlı İmparatorluğu’na sürgün edilerek , Anadolu’ya, Balkanlar’a ve Orta Doğu’ya yerleştirilen Kafkasya göçmenleri… ….

-Kesintisiz olarak 270 yıl süren ve 1864 yılında Rusya’nın Kafkasya’yı işgali ve Kafkasya halklarının hürriyetlerini ellerinden almasıyla sonuçlanan Kafkas-Rus savaşlarının ardından, değişik kabilelere mensup bir buçuk milyondan fazla Kafkasyalı göç yollarına düşmüş ve âdeta bir soykırım halini alan bu sürgün hareketi neticesinde Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sığınmıştır. ….

Yarım Asırlık Asker – cilt ıı *


Son olarak Kara kuvvetleri Komutanı olarak görev yapan E.Orgeneral M.Hikmet Bayar’ın iki ciltten ve toplam 1270 sayfadan oluşan anıları çoğunlukla bir ceride (tarih ve yer vererek yaşananların sıralanması) anlayışı ile kaleme alınmış. Bu anlayışın okuyucuyu sıkabileceği göz ardı edilmiş. Askerlik yaşamına ilgi duyanların bile sabır ve kararlılık göstermeleri halinde ikinci cildin sonunu bulabileceğini ifade edebiliriz.
Anıların yazıldığı 1937-1996 yılları arasındaki döneme ait önemli olayların bilinmeyen arka plânlarını aydınlatıcı ve okuyucuyu bilgilendirici ayrıntı ve değerlendirmelerin verilmesinden kaçınıldığı izlenimi ediniliyor. Çoğunlukla yaşananlar paylaşılmış. Yorum, eleştiri ve geleceğe dönük öneriler yok denecek kadar az.
Ülkenin kaderinde rol oynayan ve son olarak Kara kuvvetleri Komutanı
makamında bulunan bir devlet adamının kırk yedi yıllık uzun askerlik hayatı sırasında edindiği tecrübelerini eleştirel bakış açısıyla kaleme alması ve geleceğe ışık tutması beklenirdi.
Bu beklentiye sadece 1992’de meydana gelen Erzincan depremi ile ilgili değerlendirmelerle cevap verilmiş. Deprem sonrasında yurtdışından gelen kurtarma ekiplerinin çalışmaları ve kullandıkları malzemeler örnek verilerek kaleme alınan “Edinilen Tecrübe“ başlıklı değerlendirmelerin sadece sivil yaşama ilişkin olması dikkati

28 Temmuz 2013 Pazar

Ev hali – Radyo programı ııı

Programı sunan uzman “yine birlikte olmanın ve huzura pencere açmanın heyecanını paylaşıyoruz. İlerleyen dakikalarda telefonlarımızı almaya başlayacağız… ” diyerek ilk sunuşunu yaptı.
Önceki programlarda olduğu gibi aile ve onu oluşturan bireyler arasındaki ilişkiler, karşılıklı haklar gündemi oluşturuyordu. Sunucu gelen maillere de vurgu yaparak, yaz süresince daha sık yaşanan
 düğünler ve yeni kurulmakta olan yuvaları gündemine getirmişti.

26 Temmuz 2013 Cuma

Ev hali – Radyo programı ıı

Programa katılan uzman bu defa bir kadındı. İlk giriş cümlelerinden sonra telefonlarınızı alabiliriz dedi. Telefon sesi duyuldu. Programa katılan ses ismini vermeden kendini tanıttı ve “geçen hafta süre bitmişti, yarım kalan düşüncelerime devam etmek istiyorum …  diye söze başladı. “.. .. hep ben haklıyım demek istemiyorum. Hatalarım olabilir. Zaten bunun için sizi aradım. Varsa eksikliklerimi
 tamamlamaya, hatalarımdan vazgeçmeye hazırım. ..  kendimizi, bizi anlamak

25 Temmuz 2013 Perşembe

Koca Topçu

E.Orgeneral M.Hikmet Bayar’ın iki ciltten oluşan “Yarım Asırlık Asker” isimli anı kitabının ilk cildinde yer alan aşağıdaki bölüm; askerliğini topçu olarak yapanların ilgisini çekecek türden.

Ocak 1963’te A.B.D. topçu ve Füze okulu (Lowton – Fort Sill)’ndaki gösteri tabikatı sırasında yaşananlar anlatılıyor:
Gösteri tatbikatı izleniyor.
Konu, dersin öğretmeni tarafından: “Mekanize piyade alayı ile direk desteğine verilen topçu taburunun ve ast birliklerinin kuruluşlarını; her birinin

Yarım Asırlık Asker – cilt ı *

E.Orgeneral M.Hikmet Bayar’ın anıları iki ciltten oluşuyor. Yedi yüz otuz yedi sayfalık ilk ciltte (ikinci cilt 533 sayfa ) askeri öğrencilik ve subaylık dönemini anlatan komutan,  1949 yılında üniforma ile ilk defa tanıştığı günlerden başlayarak 1978 yılında generalliğe terfi etmesine kadar olan dönemi bizlerle paylaşıyor. Asker olmayanların da kolayca anlayacağı bir dille anlatılanlar arasında; aidiyet duygunsunun etkisiyle gerek yurt içi gerekse yurt dışında yaşanılanların çoğu olumlu bir bakış açısıyla yansıtılmaya çalışılmış. Eleştiri anlamındaki değerlendirmelere ise çok az yer verilmiş. Kırk yedi yıl süren uzun askerlik safahatı ile kıyaslandığında, yok denecek kadar az yer verilen olumsuzlukların da anlatılması inandırıcılığa daha çok katkı sağlayabilirdi. Dersler çıkarılmasını sağlayıcı eleştirilere de yer verilmemesi konusundaki değerlendirmeyi okuyucuların takdirine bırakıyoruz.