26 Haziran 2016 Pazar

eşler arasında sorumluluk paylaşımı *

Evliliklerin özellikle ilk beş senesinde, genellikle de ilk çocuk doğduktan sonra ailedeki görev ve sorumlulukların karı-kocanın arasında paylaşımı tartışmaların ana konularından biri olmaktadır. Aslında günümüzde, büyük şehirlerdeki pek çok evlilik, aile için yapılması gerekenlerin eşler arasında eşit olarak paylaşılması beklentisiyle kurulmaktadır. Evliliklerde maddi konular, çocuk bakımı ve yetiştirilmesi, ev işleri gibi konularda karı-kocanın ortak görev ve sorumlulukları olması beklenmektedir.
Eşitlik beklentisiyle kurulan bu evliliklerde ilk çocuğun doğumuna kadar iyi-kötü eşitlik

Sınırları belli iki yol *

Yaşam ve ölüm, sınırları belli iki paralel yoldur. Bizler yaşam yolunda yürürken aynı zamanda ölüm yolunda da yürürüz. Beden ve ruh ayrılamaz bir ikilidir, paraleldir, ikisi de yücedir.   ... ..   ... .. Aile denilen kurum, evlilik ilişkisi ile oluşur. Evlilik ilişkisini diğer bütün ilişkilerden ayıran en belirgin özellik eşler arasında yaşanılan cinsel ilişkidir. Evet, evlilik en büyük enerjisini

Evlilik sevginin ispatı mıdır? *

Özellikle evliliğin ilk yıllarında sıklıkla kadın ve erkek henüz birbirlerine bağlılıklarından tam emin olamadıkları için kaybetme korkusuyla birbirlerine daha ilgili, özenli ve hassas davranırlar. Ancak ilerleyen süre içinde, her şey artık fluluktan çıkar ve bağlılığın oluşmasıyla birlikte alışkanlıklar başlar. Bir süre sonra da, tutkulu ve heyecanlı ilk yıllardaki davranışlar değişmeye başlar. ... ..
Aslında bu yeni dönemde ilişkilerde adeta çok yönlü bir iklim değişikliği olur. İlk günlerin yakıp kavuran tutkulu ve sıcak aşk iklimi, yerini kimi zaman ılık, kimi zaman serin rüzgârların estiği, kimi

Kıyaslama aldatma sebebidir! *

Kocası tarafından ilgi görmeyen, ihmal edilen bir kadın, değersizlik duygusuna kapılır. Bu durumda en çok ihtiyacı olan şey kocasının onu sevdiğine, ona değer verdiğine dair sözler, seçimler ve davranışlarıdır ama bunları bulamadığında kocasına küser, kırılır ve ondan uzaklaşmaya başlar.
Aslında bu durum, kadınlarla erkeklerin bakış açılarındaki ve fıtratlarındaki farklılıklardan kaynaklanır. Erkekler hayata düz mantık penceresinden bakarlar, kadınlar da duygu penceresinden.  Bu farklı bakış açıları, ilişkilerine de yansır. Kadınlar, eşlerinin ihtiyaçlarını da dikkate

Cinsellik niye bir tabu?

Ülkemizde cinsellik hâlâ bir tabu olma özelliğini sürdürüyor. Çok merak edilmesine rağmen yasaklanan, çok konuşulmasına rağmen bilimsel gerçekleri dillendirilmeyen, çok bilindiği iddia edilmesine rağmen az şey bilinen, çok abartılmasına rağmen utanılan bir konu olan cinselliğin bir anayasası bulunuyor. ... ..
Monoton cinsel yaşamın kontrolüne girmek istemeyen ve cinselliği karşılıklı doyum içinde yaşayabilmeyi hedefleyen çiftlerin hayallerine doğru ilerleyebilmek için ... ..ana maddelerini uygulamak gerekiyor.
Dünya Cinsel Sağlık Birliği’nin Cinsel Haklar Bildirgesi’nde cinsellik,

Erkek Sevmeyi Bilmeli *

“Cennet sevmeyi bilenlerindir.” (Sadi Şirâzi)
Erkeklere kadınlara iyi davranmaları emredilmiş:
 “Onlarla (kadınlarla)  iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (sabredin ve bilin ki) Allah’ın onda çok hayır takdir ettiği bir şeyden hoşlanmamış olabilirsiniz.” (Nisa suresi, 19)
“Mümin bir erkek, mümin bir kadına kızıp darılmasın. Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa diğer huyundan hoşlanabilir.” (Hadîs-i Şerîf)
... ..
 “Evine girerken ailene selam ver ki evinin iyiliği ve bereketi artsın.” (Hadîs-i Şerîf)
 Nazik davranmaya teşvik edilmiş:
 Muhabbette özendirilmiş:
 “Karı koca birbirine sevgi ile bakınca Allah’ da onlara rahmet nazarı ile bakar ve el ele tutuştuklarında, günahları parmakları arasından dökülür.” (Hadîs-i Şerîf)
“Ailene her ne harcarsan harca mutlaka sana sevap verilir. Eşinin ağzına koyduğun lokmadan bile sevap verilir.” (Hadîs-i Şerîf)
Dua tavsiye edilmiş:
“Bir kimseye biniti güçlük çıkarttığında, karısı ya da ev halkından biri huysuzluk ettiğinde kulağına ezan okusun. “ (Hadîs-i Şerîf Deylemi de Hz Ali nakletmiş.)

Kadınların İktidar Kazançları *

“Cinsiyetler arasındaki savaşın kazananı olamaz. Herkes düşmanla fazla haşır neşir.”  (Henry Kissinger)
Kadınların iktidar kazançları: Bolca fıtık, kalp rahatsızlığı, baş ağrısı, kas ve sinir hastalığı…
İktidar, kadın fıtratına asla uygun olmayan, kadının nazik omuzlarına ağır bir yüktür. Fakat kadınlar erkeğin karşısında mücadele etmeyi, kaliteli bir hareket zannedip; itaat etmeyi eziklik olarak algıladıkları için iktidara talip oluyorlar.
Erkek ile mücadele etmeyi, hakkını aramak olarak görüp, güç savaşına ... .. atlıyor kadınların çoğu.   ... .. Sonuçta huzursuz, yorgun, gergin, kavgacı