22 Aralık 2025 Pazartesi

Düşünelim* & Doğru olan ne?


Sosyal medyadan alıntı *

HİÇ ASKER DÖVDÜN MÜ?

Emekli olup memleketime (Baba Ocağıma) yerleştikten sonra, eski dostlarla görüşmeye başladım; çocukluk arkadaşlarım, ilkokul arkadaşlarım, akrabalarım vb.

Hemen hemen hepsi benim gibi 60 lı yaşlarında. Bir çoğu

askerlik anılarını anlatmaktan çok zevk alırlardı. Ben de dinlerdim haliyle. Onlar için çok önemli, benim için sıradan hikayeleri dinlemek, bazen sıkıcı oluyordu.

Bu arada beni kendilerine yakın bulanlar sorarlardı: "Hiç asker dövdün mü?". Merak ettikleri en önemlin konu buydu. Ben de becerebildiğim kadarıyla anlatırdım. Size de anlatayım.

31 yıllık meslek hayatımda 5 defa asker dövdüm. Bu 5 askerden 2 si Düzceli çıkmıştır. Yani hemşehrim. 

Eli kolu bağlı, karşında esas duruşta duran bir erbeş veya eri dövmek, o kadar kolay bir hadise değildir. Durup dururken, sudan sebeplerle asker dövmem mümkün değil. O dövme olayının uzun bir geçmişi vardır. Küçük-büyük çok hatalar yapmıştır. Onlarca kez ikaz etmişimdir. Ama yine hata yapmaya devam etmiştir. Nihayetinde çok küçük bir hatasından dolayı benden dayak yemiştir. Neden küçük bir hatadan dolayı? Önemli ve ciddi konularda farkında olmadan, boş bulunduğundan, düşünemediğinden vb nedenlerle hata yapmıştır. Olabilir ama o küçük hatanın büyük anlamı vardır: Ben seni takmıyorum, ciddiye almıyorum...

O küçük hata, bardağı taşıran son damladır. Benden çok güzel dayak yemiştir. Hani derler ya "Paket yapmak". Aynen öyle. Bir de dayak yiyen hemşehrim ise iş daha da ciddiyet kazanmıştır. Hemşehrim olan asker benim Düzceli olduğumu öğrenince, kuralları çiğnemeyi kendinde hak görür. Hata üstüne hata yapar, suç üstüne suç işler. Belki akarabam bile olmuştur. Benden esaslı bir dayak yiyince, asker şöyle düşünür: Bu akrabasını böyle dövdü, başkası olsa nasıl döverAllah bilir. Dayak yiyen hemşehrim ise dayağın etkisi 5 - 6 sene sürer. Değilse 3 - 4 sene. Otamatikman herşey hizaya girer.

Asıl ilginçlik bundan sonra yaşanır. Asker döven ben, 10-15 gün kendime gelemem. Pişmanlık ve üzüntü beni mahveder. Akşam yatarım, aklıma gelir, gece uyanırım aklıma gelir, sabah uyanırım aklıma gelir. Gündüz boyunca zaten hiç aklımdan çıkmaz. Gözümün önündedir. Dayak yiyen asker ise dayak olayında hemen sonra her zamanki yaşamına devam eder. Arkadaşlarıyla sohbet eder, şakalaşır vs. Ne kadar ilginç değil mi?

İlginç değil! Size bunu açıklamaya çalışayım. Çocuk doğmuş, büyüme aşamasında. Annesi döver, babası döver.  Varsa ablası, ağabeyi de döver. Sağ ise büyük anne, büyük baba döver. Sokağa çıkar, gücü yeten arkadaşları, kendinden büyük çocuklar döver. Camiye Kuran öğrenmeye gider, hoca döver. İlkokula gider öğretmen döver. Hep dayak, dayak, dayak.      

        Amaç ne? Çocuğu terbiye etmek. Çocuk 13-15 yaşlarına kadar hep dayakla terbiye edilir. Yaş olur 21, sıra gelir askerliğe. Asker hata yapar, suratına bakarsın. Aile terbiyesi almış olan asker, hata yaptığını anlar ve mahçup olur, yüzü kızarır. O askere hiçbir şey söylemeyeceksin. Söylersen gururu kırılır. Utanır. Bir başka asker hata yaptığında yüzüne bakarsan anlamaz. İlla ikaz edeceksin. Bir başkası, ikaz ettiğin halde anlamaz, azarlayacaksın. Bir başkası bunların hiç birinden anlamaz, hakaret edeceksin. Bir başkası hakaretten de anlamaz, küfür edeceksin. Bir başkası, küfürden de anlamaz, dayak atacaksın. Adam ömrü boyunnca dayakla terbiye edilmiş, sopayı görünce esas duruşa geçer, hata yaptığını anlar. Başka türlü anlaması mümkün değildir. Çok üzülerek söyleyeyim, bazıları artık dayak arsızı olmuştur, dayak da fayda etmez. Böyle askere çok nadir rastlansada vardır.

Demem o ki: bazı kişiler için dayaktan başka çare yoktur.

Uzun uzun anlattığım bu durumu, günümüzde yaşananlara uyarlamak istedim. Çevreyi kirletenler, trafik kurallarını ihlal edenler, sahipsiz hayvanlara zarar verenler... 

Küçük bir teklifim var. Sivil plakalı otomobillere yerleştirilmiş bileği kuvvetli 4-5 

polis memuru, zabıta memuru, özel güvenlik vs olsun. Arabanın dört bir tarafı kameralarla donatılmış, çevrede olup biten her şeyi kaydetsin. Örnek, dirift atan bir araba tespit edildi, hemen önünü kesip şoförü alaşağı etsinler. Eşek sıdan gelinceye kadar dövsünler. Bütün bu gelişmeler video kaydına alınsın. Akşam uygun bir saatte bütün tv kanallarından yayınlansın. Ülkemizin değişik şehirlerinde buna benzer bir kaç olay kayıt altına alınıp yayınlansın. İddia ediyorum, %80-90 bu tür olaylar azalır. 

Dayağı övüyor, olması gerekiyor demek istemedim. Sadece bazı insanların, dayaktan başka bir şeyden anlamadıklarını, onları ıslah etmenin tek yolunun bu olduğunu iddia ediyorum. Hepsi bu!

Hoş görünüze sığınarak yazdım. Ellerim kırılsaydı da yazamasaydım.


*Nizamettin Sevim


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder