22 Kasım 2016 Salı

Şifanın kaynağı *

Şifanın kaynağı içinizde
-Hastalığın dilini çözmeden ameliyat olmayın! Çünkü küçük de olsa vücuda yapılan her müdahale vücudun orijinal tasarımını bozar.Yapılan kesiler sonucu oluşan ‘nedbe dokusu hücreler arası iletişimi sağlayan enerji kanallarında bozukluğa sebep olur.Özellikle hastalığın dili çözğülmeden yapılan ameliyetlervar olan sıkıntının daha da artmasına neden olabilir.
-“Senin rahim çürümüş, çok kanıyorsun bu yaştan sonra çocuk doğuramayacağına göre rahmini alalım” ya da “Madem âdetlerin bu kadar sancılı, çocuk düşünmüyorsan rahmini alalım”
şeklindeki hastalık merkezli yaklaşımlarla, maalesef birçok kadının rahmi alınmıştır. Hatta bazılarna cömert davranılmış, 40’lı yaşlardaysa yumurtalıklar da alınıp içerisi ‘tertemiz’ yapılmıştır.
Orijinal tasarımı bozulmuş bir kadının bedeninde ‘miyom’ oluştuğunu düşünelim. Diyelim ki hekime gitti, başarılı bir cerrahi ile ameliyatını oldu miyomu alındı. Ameliyat sonrası hastanın sorusu “Tekrarlar mı”, hekimin cevabı “Bilmiyoruz ama 6 ayda bir kontrolleriniziyaptırmalısınız...”
-Peki, sonuçta ne olur? Hastanın bedeni miyoma yol açan sıkıntılarla uğraşırken bir de ameliyatla bozulan dengelerle uğraşmak zorunda kalır. Orijinal tasarımı bozan nedenler ortadan kaldırılmadan yapılacak her türlü tedavi girişimi şifaya ulaşmayı geciktirir. Kişi şifa sorumluluğunun kendine ait olduğu bilinciyle şifayı tercih ettiğinde şifaya ulaşmak mümkün olacaktır.

-Biz hekimler şunu anlamalıyız ki, akut hadiseler dışında (kanayan dış gebelik, perfore apandisit, torsiyone over, kırık, çıkık, kesi vb) hastalığın dili çözülmeden yapılan her ameliyat, vücudun iyileşme sistemi üzerine vurulan bir darbedir!


*Ruh-Beden-Zihin bütünlüğünde KADINLIĞIN KEŞFİ  – Jinekolog Dr. Ayşe Duman

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder